'' Üzülme.
Her şey daha yeni başlıyor.
Tekrar o eski günlere ulaşacağımıza eminim.
Ama bunun için senin de yardımın gerek. ''Marin' in bu sözlerinden sonra onun ne beklemiş olduğunu anlamam çok zaman almadı. Benim tam anlamıyla yok olmamı beklemişti. Ve ben karanlığın içinde birer birer yok olan parıltılar gibi hiçbir iz kalmadan yok olmuştum.
Peki ben her şeyimle yok olmuşken ne yapabilirdim ki? Bu sorunun cevabını kendimde aramak anlamsızdı. Ben de ona sordum.
'' Nasıl bir yardıma ihtiyacın var?
Sen değil miydin geçmişin geçmişliğini vurgulayan hep?
Emin misin yapabileceğimize?
Ben inanamadım pek.''Kolunuzun kopmuş olması mı size daha çok acı verirdi yoksa kopmak üzere mi olması? Bana kopmak üzere oluşu ve benim hiçbir şey yapamıyor oluşum daha çok acı veriyordu içinde bulunduğum bu günlerde. Ben bu durumdayken nerede yanlış yaptığımı bilmiyorum ama Marin yine gitmişti. Ve ben düşünmeye başlamıştım; yendiğimiz, göz ardı ettiğimiz, kaçtığımız veya saklandığımız tüm korkularımızı karanlığın içine hapsettiğimizi. Şimdiyse o karanlığın içindeydim. Kendi yok olmuşluğumu düşündükçe ağzımda mayhoş bir tat kalıyordu ve ben kendime yapayalnız sıfatını bile veremiyordum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder